Allah’ın İlah Sıfatı ve Siyaset Bilimi: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz İnsanlık, tarih boyunca güç, otorite ve yönetim anlayışları etrafında şekillenen bir toplumsal yapının parçası olmuştur. Bu bağlamda, iktidarın doğası, meşruiyeti ve bu gücün kaynağı üzerinde yapılan tartışmalar, sadece siyasi teorilerin değil, aynı zamanda dini, kültürel ve felsefi düşüncelerin de önemli bir parçasıdır. Dini inançlar, toplumsal yapılar ve yönetim biçimleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu yazının temel sorusu ise, Allah’ın “ilah” sıfatının ne anlama geldiğini, bu kavramın toplumsal düzende ve siyaset üzerindeki etkilerini sorgulamaktır. İlah sıfatı, yalnızca dini bir kavram olarak değil, aynı zamanda iktidar, meşruiyet,…
6 YorumEtiket: bu
Sweatshirt Verme Günü: Tüketim Kültürü ve Toplumsal Değerler Üzerine Bir sabah, sosyal medyada gezinirken “Sweatshirt Verme Günü”ne dair bir paylaşım dikkatimi çekti. “Bugün Sweatshirt Verme Günü” yazıyordu. İronik bir şekilde, gözümde canlanan ilk soru şu oldu: Bu ne anlama geliyor? Bir başka deyişle, aslında sweatshirt verme günü nedir ve neden bu kadar yaygınlaşıyor? Tüketim kültürünün ve toplumsal normların kesişim noktasında, böyle bir günün ortaya çıkması, kültürel pratikler ve toplumsal değerler açısından oldukça derin anlamlar taşıyor. Bugün, sadece bir kıyafetin bağışlanması değil, aynı zamanda toplumun nasıl bir değer sistemi oluşturduğunu, eşitsizlikleri nasıl gözler önüne serdiğini ve hatta güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini…
15 YorumHangi Durumlarda Namaz Kılınmaz? Namaz Kılmama Durumları: Bazen Fazla Katı, Bazen Fazla Esnek Namaz, İslam’ın temel ibadetlerinden biri, değil mi? Her şeyin içinde bir denge var, hatta namazda bile. Ancak bu yazıda, namazın hangi durumlarda kılınmayacağını ele alacağım. Ve emin olun, bu konuda herkesin düşüncesi bir değil. Kimileri için her koşulda namaz kılmak bir zorunlulukken, kimileri için ise namazın kılınmaması gerektiği anlar gayet belirgindir. Ama bir şey kesin: Bu konu, “durumuna göre değişir”den öte, ciddi bir düşünce meselesi. Peki, hangi durumlarda namaz kılınmaz? Hem güçlü yanlarıyla hem de zayıf yanlarıyla bu soruya bakalım. Belki de senin düşüncelerini biraz sorgulatır. Belki…
10 YorumEvrende Ne Kadar Kara Delik Var? Merakın Peşinde Samimi Bir Sohbet Bir akşamüstü, çayın buharı penceredeki soğuğa karışırken aynı soruya takıldım: “Evrende ne kadar kara delik var?” Bu sadece sayıların peşine düşmek değil, kozmik bir nüfus sayımına katılmak gibi. Gel, bu büyüleyici bilmecenin izini birlikte sürelim; geçmişin doğum hikâyelerinden bugünün keşiflerine, yarının ihtimallerine uzanan bir yolculuk yapalım. Kökenler: Kara Deliklerin Doğduğu Yerler Kara delikler birden fazla kanaldan doğar. En iyi bildiğimiz yol, çok büyük kütleli yıldızların ömürlerinin sonunda kendi ağırlıkları altında çökmesiyle oluşan yıldız kütleli kara deliklerdir. Galaksilerin merkezlerinde saklanan dev kütleli kara delikler (milyonlarca, hatta milyarlarca Güneş kütlesi) ise…
16 YorumCezaevi Yemek Parası Ödenmezse Ne Olur? Ekonomik Bir Perspektif Ekonomi, her zaman sınırlı kaynaklarla yapılan seçimler ve bu seçimlerin sonuçları üzerine kuruludur. Bir ekonomist olarak, toplumsal yapılar ve devlet politikaları üzerindeki ekonomik etkileri analiz etmek, bazen en sıradan durumların bile büyük ekonomik sorulara işaret edebileceğini anlamamı sağlar. Cezaevlerinde yemek paralarının ödenmemesi durumu, ilk bakışta gündelik bir mesele gibi görünebilir, ancak aslında bu, daha büyük bir ekonomik yapıyı ve devletin sunduğu kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sorgulamamıza yol açan önemli bir sorundur. Bu yazımda, cezaevinde yemek parası ödenmemesi durumunun piyasa dinamikleri, bireysel kararlar ve toplumsal refah açısından sonuçlarını inceleyeceğiz. Piyasa Dinamikleri ve Cezaevi…
22 YorumHer Bir Ne Demek? Toplumsal Yapının Sessiz Dili Üzerine Bir Analiz Toplumun iç içe geçmiş dokularını anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak sık sık kendime şu soruyu sorarım: “Biz, ‘her bir’ dediğimizde aslında neyi kastederiz?” Bu ifade kulağa sıradan bir dilsel kalıp gibi gelir; ancak sosyolojik açıdan bakıldığında, “her bir” toplumsal yapıların bireyleri nasıl konumlandırdığını, onları nasıl anlamlandırdığını ve toplumsal rollerin bireysel kimliklerle nasıl iç içe geçtiğini anlatan derin bir göstergedir. Çünkü “her bir” birey, toplumun hem ürünü hem de sürdürücüsüdür. Toplumsal Yapılar ve “Her Bir”in Konumu Toplum, bireylerin toplamından ibaret değildir; aksine, bireylerin davranışlarını, düşünce biçimlerini ve değerlerini şekillendiren karmaşık…
6 YorumSabah kahvaltısından önce parmağınızı delip çıkan sayıya bakarken “Bu şimdi iyi mi, kötü mü?” diye düşündünüz mü hiç? 😄 Eğer cevabınız evetse, yalnız değilsiniz. Parmaktan alınan kan şekeri ölçümü hepimizin hayatına bir şekilde girer ama rakamların anlamı çoğu zaman bir gizem gibi kalır. Bugün bu gizemi, biraz mizah, biraz bilim ve bolca samimiyetle çözüyoruz! Parmak Savaşı: Elif’in Empatisi vs. Cem’in Stratejisi Elif, duygularıyla yaşayan, insan ilişkilerinde sezgilerine güvenen bir kadındı. Parmağından kan ölçerken bile cihazın ona “İyisin tatlım, devam et” demesini bekliyordu. Cem ise çözüm odaklı, sayılara ve verilere inanan bir adamdı. Cihaz 110 gösterdiğinde “Tamam, sabah kahvaltısını azaltmam lazım”…
8 YorumKantitatif İşletme Nedir? Farklı Yaklaşımlar Işığında Derinlemesine Bir Analiz Bazen bir konuyu anlamak için yalnızca tanımlar yetmez; o konunun farklı bakış açılarıyla nasıl şekillendiğine de bakmak gerekir. İşte “kantitatif işletme” de tam olarak böyle bir alan. Sayılar, veriler ve modellerle dolu teknik bir terim gibi görünse de aslında işletmelerin dünyayı nasıl algıladığını, nasıl kararlar aldığını ve hangi değerlerle hareket ettiğini de gösterir. Bu yazıda kantitatif işletme kavramını hem analitik hem de toplumsal yönleriyle ele alacak, farklı düşünce tarzlarının bu alana nasıl katkı sunduğunu birlikte keşfedeceğiz. Kantitatif İşletme Nedir? Temel Tanım ve Anlamı Kantitatif işletme, işletmelerin karar alma süreçlerinde nicel veriler,…
8 YorumGulet Yat Ne Demek? Denizin Üzerinde Benlik Arayışı Bir psikolog olarak bazen insan zihninin en derin katmanlarını anlamaya çalışırken, gözüm denize kayar. Çünkü deniz, tıpkı bilinçaltı gibi derin, dalgalı ve öngörülemezdir. İşte tam da bu noktada gulet yat kavramı bir sembole dönüşür. Yalnızca bir tekne türü değil; özgürlük, kaçış, kontrol ve aidiyet gibi duyguların yansıdığı bir psikolojik metafordur. Peki, “Gulet yat ne demek?” sorusuna gerçekten yalnızca teknik bir yanıt verilebilir mi? Yoksa bu soru, insanın kendine sorduğu “Ben kimim, nereye gidiyorum?” sorusuna mı çıkar? Guletin Tanımı: Nesnenin Ardındaki Ruh Gulet yat, genellikle ahşaptan yapılmış, hem yelkenle hem motorla hareket edebilen,…
17 YorumHamili Kart Yakınımdır Ne Demek? (Bir Karttan Fazlası: Güven, Nüfuz ve Kültürün Hikayesi) “Hamili kart yakınımdır.” Cümleyi ilk duyduğumda, sanki gizemli bir tarikatın parolasıymış gibi hissetmiştim. Ama sonra fark ettim ki, bu basit görünen ifade aslında bir dönemin sosyal yapısını, insan ilişkilerini ve hatta güç dengelerini anlatan ilginç bir simge. Hadi gelin, bu meşhur cümlenin ardındaki hikâyeyi biraz deşelim. Hem verilerle hem de insan hikâyeleriyle… 1. Tarihsel Köken: Bir Cümlenin Gücünden Sosyal Sermayeye “Hamili kart yakınımdır” ifadesi, özellikle 1980’lerden 2000’lere kadar Türkiye’de sıkça kullanılan bir kalıp haline geldi. Kartvizitlerin arkasında yer alan bu cümle, aslında şu anlama gelir: “Bu kartı…
12 Yorum