İçeriğe geç

Etiket: bir

Güvenli internet aktif mi ?

Güvenli İnternet Aktif mi? Dijital Toplumda Güvenin Sosyolojik Anatomisi Bir Araştırmacının Merakı: Toplumsal Etkileşimlerin Dijital Yansımaları Toplumsal yapılarla bireyler arasındaki etkileşimi anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, her gün şu soruyla karşılaşıyorum: “Güvenli internet gerçekten aktif mi?” Bu soru yalnızca teknik bir güvenlik meselesi değil, sosyolojik bir tartışmanın kapısını aralıyor. Çünkü internet, artık yalnızca bilgi paylaşımının değil; kimlik inşasının, toplumsal ilişkilerin ve kültürel normların yeniden üretildiği bir alan. Toplum, dijitalleşme ile birlikte güven kavramını da dönüştürdü. Eskiden mahallenin sokak lambası ne kadar güven veriyorsa, bugün bir kullanıcı arayüzü o kadar güven duygusu yaratabiliyor. Ancak bu dijital güvenin arkasında, derin bir toplumsal…

14 Yorum

Günaydın Öz Türkçe mi ?

Günaydın Öz Türkçe mi? Ekonomik Perspektiften Dilin Kaynak Değeri Bir ekonomist için her şey bir kaynak meselesidir: sınırlı olanı en verimli biçimde kullanmak. İster enerji, ister zaman, ister kelimeler olsun — insanlık, her dönemde kıt kaynaklarla optimum fayda arayışındadır. Bu bağlamda “Günaydın Öz Türkçe mi?” sorusu sadece dilbilimsel bir merak değil, aynı zamanda dil ekonomisinin temel bir tartışmasıdır. Çünkü diller de tıpkı piyasalar gibi evrim geçirir, kelimeler arz-talep dengesine göre yaşar veya yok olur. Dilin Ekonomisi: Kıt Kaynaklar ve Maksimum İletişim Ekonomide temel ilke, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları karşılamaktır. Dil de benzer biçimde işler: sınırlı sayıda kelimeyle sınırsız düşünceyi ifade…

6 Yorum

En baştan İngilizce nasıl öğrenilir ?

Toplumsal Yapının Aynasında Dil Öğrenimi: En Baştan İngilizce Nasıl Öğrenilir? Bir sosyolog olarak, bireyin toplumla kurduğu ilişkiyi gözlemlemek her zaman ilgimi çekmiştir. Dil, bu ilişkinin en görünür biçimlerinden biridir. İngilizce öğrenmek, yalnızca kelime ezberlemek ya da gramer kurallarını çözmek değildir; aynı zamanda kişinin kendi kültürel kimliğini, toplumsal rollerini ve hatta cinsiyet temelli beklentileri yeniden anlamlandırma sürecidir. Bu yazı, “en baştan İngilizce öğrenmek” konusuna sadece bir eğitim meselesi olarak değil, toplumsal bir olgu olarak yaklaşır. Dilin Sosyolojik Doğası: Öğrenmek mi, Uyarlanmak mı? Dil, toplumsal bir kurumdur. İngilizce öğrenmek, bu kurumun kurallarına dâhil olma çabasıdır. Fakat birey bunu yaparken sadece yeni bir…

6 Yorum

Cıncık gibi oldu ne demek ?

Cıncık Gibi Oldu Ne Demek? Felsefenin Işığında Günlük Bir İfadenin Derinliği Bir filozofun bakışıyla dünyaya yönelmek, sıradanın ardındaki olağanüstülüğü fark etmektir. “Cıncık gibi oldu” ifadesi, kulağa gündelik, hatta hafif bir halk söylemi gibi gelebilir. Ancak dikkatle incelendiğinde, bu söz estetik, etik ve varlık felsefesinin kesişiminde duran, insanın “tamlık” arayışını yansıtan güçlü bir anlatımdır. Peki, bu söz gerçekten ne anlatır? “Cıncık gibi oldu” derken insan aslında neyi dile getirir: kusursuzluğu mu, emeğin karşılığını mı, yoksa varoluşun tatmin edici bir anını mı? Görünenden Fazlası: “Cıncık”ın Anlam Katmanları “Cıncık” kelimesi Türkçe’de genellikle küçük, parlak, değerli bir süs eşyasını ifade eder. Dolayısıyla “cıncık gibi…

14 Yorum

Bağcılar karşıda mı ?

Bağcılar Karşıda mı? Edebiyatın Haritasında Bir Semt Üzerine Düşünceler Kelimelerin Gücüyle Başlayan Bir Yolculuk Edebiyat, coğrafyayı bir harita olmaktan çıkarır; yerleri ruh, sokakları hafıza, binaları hikâyeye dönüştürür. Her kelime, bir şehri başka bir gözle görmenin anahtarıdır. Bağcılar da bu anlamda yalnızca bir semt değil, anlamı sorgulatan bir metin, bir anlatıdır. “Bağcılar karşıda mı?” sorusu, bir yön arayışından çok, zihinsel bir geçişin sorusudur. Çünkü bazen karşıda olan yalnızca bir yer değil, bir ruh hâlidir. Şehrin İçinde, Şehrin Dışında: Bağcılar’ın Anlatısı Bağcılar, İstanbul’un kalabalık nefeslerinden biri. Fakat onu yalnızca coğrafi bir yer olarak okumak, bu semtin taşıdığı edebi temaları yadsımak olur. Orhan…

10 Yorum

Kapalı görüş dinleniyor mu ?

Kapalı Görüş Dinleniyor mu? Bilimsel Mercek Altında Bir Gerçeklik Cezaevinde yapılan kapalı görüşler her zaman merak uyandıran, hatta kimi zaman şehir efsanelerine konu olan bir mesele olmuştur. “Acaba bizi dinliyorlar mı?”, “Kameralar var mı?”, “Söylediklerimiz kaydediliyor mu?” gibi sorular, görüşe giden her yakın ve içerideki her mahkûmun aklından en az bir kez geçer. Bugün bu soruyu duygularla değil, bilimsel ve hukuki veriler ışığında ele alacağız. Gerçeği öğrenmeye hazır mısınız? — Kapalı Görüş Nedir? Temelleri Anlamak Öncelikle, “kapalı görüş” ne anlama geliyor, bunu netleştirelim. Kapalı görüş, hükümlü veya tutuklu kişinin ziyaretçileriyle cam veya benzeri bir engel aracılığıyla, çoğunlukla telefonla konuşarak iletişim…

6 Yorum

Kamçı aktif hareket eder mi ?

Kamçı Aktif Hareket Eder mi? Gücün, Cinsiyetin ve Adaletin Dönüştürücü Dinamiklerine Bir Bakış Bazen en basit sorular, toplumun en derin meselelerine ayna tutar. “Kamçı aktif hareket eder mi?” sorusu da bunlardan biri. Yüzeyde bu soru yalnızca fiziksel bir nesnenin davranışıyla ilgilidir; ancak biraz derine indiğimizde, güç, kontrol, çeşitlilik ve toplumsal cinsiyet ilişkilerinin tam ortasında durur. Gelin, bu konuyu hep birlikte; empatiyle, analitik düşünceyle ve adalet arayışıyla ele alalım. Kamçı Ne Demek? Pasif Bir Araç mı, Aktif Bir Güç mü? Kamçı, tarih boyunca kontrol, yönlendirme ve bazen de cezalandırma amacıyla kullanılan bir araç olarak tanımlandı. Teknik olarak kamçı kendi başına hareket…

12 Yorum

Sanal Müze Kart nasıl kullanılır ?

Sanal Müze Kart: Dijital Dünyada Sanat ve Bilgiye Erişim Üzerine Felsefi Bir Yaklaşım Giriş: Filozofun Bakışıyla Erişim ve Bilgi Bir filozof olarak, gerçeklik ve insan deneyiminin sınırlarını keşfetmek, sürekli olarak sorgulamak ve anlamaya çalışmak insanın doğasında vardır. Bugün, teknoloji ve dijitalleşme her geçen gün dünyamızda daha fazla yer edinirken, sanat ve kültürle olan ilişkimizi de yeniden şekillendiriyor. Sanal müze kart ise, bu yeni dijital evrimde insanın geçmiş ve kültürel mirasa nasıl erişebileceğini sorgulayan bir araçtır. Peki, dijital bir kart aracılığıyla sanata ve kültüre erişim sağlamak, gerçekten “erişim” midir? Felsefi açıdan baktığımızda, bu tür dijital deneyimlerin anlamı ve bizim onlara olan…

8 Yorum

Gülüş tasarımı kaç diş ?

Gülüş Tasarımı Kaç Diş? Tarihsel Bir Perspektiften Bugüne Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini ararken, bugünü anlamanın ve geleceği tahmin etmenin en iyi yolunun tarihsel süreçlere bakmak olduğunu sıkça düşünürüm. İnsanlık, her adımda gelişen estetik anlayışları, normatif baskılar ve kültürel dönüşümlerle şekillenmiştir. Gülüş, belki de bu dönüşümün en dikkat çekici sembollerinden biri olmuştur. Günümüzde estetik ve sağlık arasında gidip gelen birçok uygulama arasında, gülüş tasarımı özellikle dikkat çeker. Peki, gülüş tasarımı gerçekten yalnızca bir estetik müdahale mi, yoksa toplumsal ve kültürel bir dönüşümün yansıması mı? Gülüş tasarımı kaç dişten oluşur? Tarihsel bir bakışla bu soruya nasıl yaklaşabiliriz? Gülüş Tasarımının Tarihsel Temelleri:…

12 Yorum

Gül suyu hangi hastalıklara iyi gelir ?

Gül Suyu Hangi Hastalıklara İyi Gelir? Felsefi Bir Bakışla Şifanın Ontolojisi Filozofun Bakışıyla: Gül Suyunun Sessiz Bilgeliği Bir filozof için şifa, yalnızca bedene değil, varlığa da dokunan bir süreçtir. Gül suyu bu anlamda yalnızca bir bitkisel öz değil, doğanın insanla kurduğu metafizik bir diyalogdur. Gül, varoluşun zarafetini temsil eder; su ise akışkanlığı, arınmayı, yaşamı. İkisinin birleşimi, insanın hem fiziksel hem ruhsal bütünlüğüne yönelik kadim bir çağrıdır. Gül suyu hangi hastalıklara iyi gelir sorusu, aslında “şifa nedir, insan nasıl iyileşir?” sorusuyla birlikte düşünülmelidir. Çünkü gül suyu yalnızca bir madde değil, anlam taşıyan bir deneyimdir. Tıpkı bilgeliğin, güzelliğin ve sevginin iç içe…

10 Yorum
şişli escort
Sitemap
vdcasino